


18 Ocak 2026 Pazar
Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde görev yapan astsubaylar, operasyonel, teknik ve idari alanlarda kritik roller üstlenmelerine rağmen, özlük hakları bakımından benzer sorumluluklara sahip diğer personel gruplarına kıyasla dezavantajlı bir konumda bulunmaktadır. Bu çalışmada; tazminat uygulamaları, lojman ve kamp tahsisi, terfi sistemi ve emeklilik hakları bağlamında astsubayların karşı karşıya kaldığı yapısal eşitsizlikler incelenmiş, bu durumun kurumsal adalet ve personel motivasyonu üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir.
Silahlı kuvvetlerin etkinliği yalnızca teknolojik kapasiteyle değil, insan kaynağının motivasyonu ve kuruma olan bağlılığıyla da doğrudan ilişkilidir. Astsubaylar, askeri hiyerarşinin uygulayıcı gücü olarak görev yapmakta; emir-komuta zincirinin sahadaki sürekliliğini sağlamaktadır. Ancak mevcut özlük hakları düzenlemeleri, bu sorumluluk düzeyiyle yeterince örtüşmemektedir.
Astsubayların özlük haklarında en belirgin sorun alanlarından biri tazminat uygulamalarıdır. Aynı birlik, aynı görev ve aynı risk koşullarında görev yapan subaylar çeşitli görev, makam ve sorumluluk tazminatlarından yararlanırken; astsubayların büyük bir bölümü bu tazminatların kapsamı dışında bırakılmaktadır.
Daha da önemlisi, söz konusu tazminatların emekliliğe yansıtılmaması, uzun yıllar fiilen görev yapan astsubayların emeklilik döneminde ciddi gelir kayıpları yaşamasına neden olmaktadır. Bu durum, eşit işe eşit karşılık ilkesini zedeleyen yapısal bir soruna işaret etmektedir.
Lojman ve askeri kamp tahsislerinde rütbe temelli uygulamalar, astsubaylar açısından ciddi bir dezavantaj oluşturmaktadır. Aynı garnizonda görev yapan personel arasında, objektif ve şeffaf kriterlere dayanmayan tahsis uygulamaları; astsubayların sosyal yaşamını ve aile düzenini olumsuz etkilemektedir.
Özellikle emekli astsubayların askeri kamplardan faydalanma imkânlarının sınırlı olması, uzun yıllar hizmet etmiş personelin kurumsal aidiyet duygusunu zayıflatmaktadır.
Astsubayların kariyer ilerleme süreçleri, sınırlı kadro ve unvan yapısı nedeniyle büyük ölçüde tıkanmaktadır. Eğitim, hizmet süresi ve görev tecrübesi artmasına rağmen, rütbe ve statü bakımından ilerleme imkânlarının kısıtlı olması, mesleki tatmin üzerinde olumsuz etki yaratmaktadır.
Bu çalışma, astsubayların özlük haklarında yaşanan sorunların bireysel değil, sistematik ve yapısal nitelikte olduğunu ortaya koymaktadır. Tazminat, lojman, sosyal tesisler ve emeklilik haklarında yapılacak adil ve kapsayıcı düzenlemeler; yalnızca astsubayların refahını artırmakla kalmayacak, aynı zamanda Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kurumsal bütünlüğünü ve operasyonel etkinliğini de güçlendirecektir.